
Bugün, 17 Ağustos büyük Marmara depreminin yıldönümü. 27 yıl önce yaşanan büyük felaketin yıldönümünde depremin etkilediği yerlerde anma törenleri düzenleniyor.
Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti.
17 Ağustos 1999’da saat 03.02’de 7,4 büyüklüğünde meydana gelen ve 45 saniye süren Marmara Depremi, Kocaeli, Yalova, Sakarya, İstanbul ve Düzce’de yıkıma neden oldu.
TBMM Deprem Riskinin Araştırılarak Deprem Yönetiminde Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonunun Temmuz 2010 tarihli raporuna göre, depremde 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi yaralandı.
Yaklaşık 200 bin kişinin evsiz kaldığı, 66 bin 441 konut ve 10 bin 901 iş yerinin yıkıldığı depremden 16 milyona yakın kişi farklı düzeylerde etkilendi, 285 bin 211 konut ve 42 bin 902 iş yerinde hasar tespit edildi.
Depremde İstanbul’da 454 kişi yaşamını yitirirken Yalova, Düzce ve Gölcük’ten kentteki hastanelere getirilen yaralılardan hayatını kaybedenlerle bu sayı 981’e çıktı.
17 Ağustos 1999 Marmara depreminin 27. yıl dönümünde, felaketin merkez üssü Gölcük’te hayatını kaybedenler anıldı.
Kavaklı Sahili’nde düzenlenen programda depremin bıraktığı acı bir kez daha hatırlanırken, afetlere hazırlık, kentsel dönüşüm ve dirençli şehirlerin önemi vurgulandı. Programda yapılan konuşmalarda 1999’dan bugüne yürütülen çalışmalar ile Kocaeli’nin mevcut yapı stokuna ilişkin veriler paylaşıldı. Programa kent protokolü, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının üyeleri, arama kurtarma ekipleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, programda yaptığı konuşmada, 17 Ağustos’un yalnızca hayatını kaybedenleri anma değil, aynı acıların tekrar yaşanmaması için eksikliklerin değerlendirilmesi ve gerekli derslerin çıkarılması gereken bir gün olduğunu söyledi.
Türkiye’nin 1999’dan bu yana afet yönetiminde kurumsal yapılanma, müdahale ve afet sonrası iyileştirme çalışmalarında önemli mesafe aldığını belirten Aktaş, afet öncesi risklerin azaltılması konusunda ise yapılması gereken çalışmalar bulunduğunu ifade etti.
İl Risk Azaltma Planı kapsamında Kocaeli’de deprem başta olmak üzere deniz kazaları, büyük sanayi kazaları ve orman yangınları gibi risklerin belirlendiğini aktaran Aktaş, bunların azaltılması ve kentin afetlere dirençli hale getirilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi.
Afetlere hazırlığın kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların birlikte hareket etmesini gerektirdiğini vurgulayan Aktaş, özellikle eski yapı stokunun yenilenmesinin önemine dikkati çekti.
Aktaş, 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan binaların yüzde 90’ından fazlasının 1999 depreminden önce inşa edildiğini belirterek, “Gerçekçi olmak gerekiyorsa bizim bu acı kayıplara son vermemiz, kayıplarla karşı karşıya kalmamamız için bu dönüşümü hızlı bir şekilde gerçekleştirmemiz lazım.” diye konuştu.
SAKARYA’DA ANMA PROGRAMI
Sakarya Büyükşehir Belediyesince 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda gerçekleştirilen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Kur’an-ı Kerim tilaveti ve duaların ardından ilahi ve kasideler okundu, Marmara Depremi’nde yaşananlara ilişkin video gösterildi.
Sakarya Valisi Rahmi Doğan, burada yaptığı konuşmada, Sakarya’nın depremi en acı yaşayan illerden biri olduğunu belirterek, 6 Şubat depremini Hatay’da yaşadığını, bu nedenle 17 Ağustos’ta neler yaşandığını çok iyi anladığını söyledi.
Türkiye’nin deprem bölgesinde bulunduğuna dikkati çeken Doğan, “Bunu kabul edip bununla yaşamak durumundayız. Sağlam zemine, sağlam bina yapmak durumundayız. Sağlam zemine, sağlam bina yapmışsanız deprem sizi yıkmıyor.” diye konuştu.
Doğan, kentteki kamu kurum ve kuruluşları olarak yıkılması gereken binaları bir an önce yıkıp bunların yerine sağlam binalar yapmak durumunda olduklarını, kentsel dönüşüme herkesin destek olması gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Hep beraber depreme hazırlıklı olmak durumundayız. Eğer binaları yıkmazsak, deprem olduğunda deprem yıkacaktır. O zaman farklı senaryolar konuşuluyor, çığlıklar duyuyoruz. Bu acıları yaşamadan, gözyaşını görmeden bu hazırlığı deprem öncesinde yapmamız lazım.”
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, coğrafyanın yeşili, doğası, dağı ve yaylasıyla her türlü güzelliği barındırdığını, ancak bu güzelliklerin yanında afet gerçeğinin de bulunduğunu belirtti.
17 Ağustos 1999’a ilişkin herkesin farklı hikayesi olduğunu dile getiren Alemdar, “Hem millet olarak, hem de devletimizin imkansızlıkları dolayısıyla yaşadığımız acılar her birimize farklı dersler çıkardı.” dedi.
Depremden ders almak için depremi yaşamaya gerek olmadığına dikkati çeken Alemdar, “Depremlerden ya da hayatın olumsuzluklarından ders almak için onu yaşamadan anlatılanlarla, yaşanmışlarla ders alarak örnek çıkartmamız gerektiğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
AK Parti Sakarya Milletvekili Murat Kaya ise kentte yaşayanların burnunun kanamaması için çalıştıklarını, kamu binalarının, yeni şehir hastanesinin, adalet sarayının, bilim ile kültür merkezinin ve kütüphanelerin depreme dayanıklı inşa edildiğini dile getirdi.
Türk Kızılay ve belediye stantlarında ikramlarda bulunulan programa, Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uğurlu, Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, ilçe belediye başkanları, il ve ilçe siyasi parti başkanları ve vatandaşlar katıldı.

